FİTOTERAPİ
Kısaca "tıbbi bitkilerle tedavi" anlamına gelen Fitoterapi, terim olarak ilk kez Fransız hekim Henri LECLERC (1870 - 1955) tarafından kullanılmıştır. Hastalıkları, tedavi edici değere sahip taze veya kurutulmuş bitki kısımları (Drog) ya da bunlardan elde edilen ekstraksiyon ürünleri kullanılarak üretilen çay,macun,damla,kapsül,şurup ile tedavi edilmesi "Fitoterapi" olarak değerlendirilmektedir.Fitoterapi Farmakognozinin modern tedavi uygulanışı olarak görülmektedir. Fitoterapi, günümüzde alternatif tıp konuları arasından değerlendirilmekte ise de, aslında birikimi, gelişimi ve uygulanışı ile bir çok tıp bilimine öncülük etmiştir. Kronolojik olarak da klasik tıp yöntemleri ve tıp kurallarına karşı bir alternatif değil, tam tersi diğer tedavi yöntemleri, Fitoterapi'ye bir alternatif olarak gelişmişlerdir. Gerek insan sağlığı ve gerekse doğa sağlığı, Fitoterapi'nin gerekliliğini güçlendirmektedir. Bugün Dünya nüfusunun çoğunluğu için bitkiler, en seçkin ilaç kaynaklarındandır. Büyük farmasötik firmalar, yeni lider yapılar için bir kaynak olarak bitkilere yeniden ilgi göstermektedir.
Son yıllarda Fitoterapinin daha fazla anlam kazanmasında geleneksele karşı olan eğilimin yanı sıra, tıbbi bitkilerin yeni formlarda sunulmasının da rolü vardır. Dünya Sağlık Örgütü (WHO), Dünya nüfusunun %60'ının sentetik ilaçları hiç kullanmadığını, dörtte üçünün kendi geleneksel kültürlerindeki, esas olarak bitkisel kaynaklı olan ilaçlara güvendiğini ve bunları kullanmaya devam ettiklerini saptamıştır. Amerika'da halen ticari olarak bitkilerden ekstra edilen ilaçların %75'i, etnobotanik bilgiler sonucu elde edilmiştir. Amerika'da reçetelenmiş ilaçların %25'i doğal ürünlerden, diğer bir %25' de doğal ürünlerden hareketle türevlenen maddelerden oluşmaktadır. Rusya'da kullanılan ilaçların üçte birinden fazlası bitkisel kökenli olup sentetik bir çok ilacın ortaya atılmasına karşılık bu oran değişmemektedir.
Bitkisel ilaca ilginin yeniden canlanmasının ana kaynağı,modern ilaçların her hastalığı tedavi etme yeteneğine sahip olmayışı, birçok yan etkilerinin bulunuşu ve çok pahalı oluşudur. Bitkisel prepatlarn yan etkisinin hemen hemen hiç bulunmaması, bazen bunların sentetik ilaçlara tercihini bile sağlamaktadır. Bitkisel ilaçların etkisi geç görüldüğü için uzun süre kullanılması gerektiğini, en az üç aylık kullanım sonrasında, preparatın etkisi hakkında bir bilgiye sahip olunabileceğini akılda tutmak yerinde olur.
Sonuç olarak fitoterapi (bitkiler ile tedavi) yüzyıllardır süregelen ve etkinliğini hiç kaybetmemiş olan, tam tersi her geçen gün daha fazla ilgi gören bir tedavi şeklidir.